+0 BƏYƏN

İbikli Horoz Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken, ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Bir gün bir horoz, uçsuz bucaksız bir tarlada toprağı karıştırıp yiyecek arıyormuş. Tam o sırada ayağına keskin bir diken batmış. Horoz acıyla can havliyle koşa koşa köyün tonton ninesine gitmiş.
– “Komşu nine, komşu nine! Tarlada gezerken ayağıma bir diken battı, canım çok yanıyor, şunu çıkarır mısın?” diye seslenmiş. Nine hemen horozun ayağındaki dikeni nazikçe çıkarmış ve fırında yanan ateşin içine fırlatmış. Horoz acısı geçince keyifle oradan uzaklaşmış. Aradan zaman geçmiş, horozun aklına tarlada ayağına batan dikeni gelmiş. Tekrar nineye gidip dikenini geri istemiş. Nine şaşkınlıkla:
– “Aman horoz kardeş, ne dikeni? Ben o dikeni fırına attım, onun ateşiyle mis gibi bir ekmek pişirdim,” demiş.Horoz bu duruma çok sinirlenmiş ve tutturmuş:
– “Ya ekmeği verirsin ya dikeni! Ya ekmeği verirsin ya dikeni!” diye tepinmiş. Nine çaresiz kalıp ekmeği horoza vermiş. Almış ekmeği gitmiş. Yolda yürümekten ve koca ekmeği taşımaktan yorulan horoz, kırdaki bir çobana rastlamış.
– “Çoban kardeş, bu ekmek sende biraz emanet dursun, işlerimi halledip sonra almaya geleceğim,” demiş. Horoz gittikten sonra çobanın karnı zil çalmaya başlamış ve dayanamayıp ekmeği afiyetle yemiş. Bir süre sonra horoz geri dönmüş:
– “Ekmeğimi almaya geldim,” demiş. Çoban mahcup bir şekilde, “Karnım çok acıktı, onu yiyip bitirdim,” deyince horozun tepesi atmış.
آردینی اوخو/Ardını oxu