TÜRK BALASI

TÜRK DÜNYASI UŞAQ ƏDƏBİYYATI

Ali Baba ve Kırk Haramiler

+0 BƏYƏN

Ali Baba ve Kırk Haramiler

 

Bir varmış, bir yokmuş. Doğuda uzak bir ülkede Ali Baba adında bir oduncu yaşarmış. Karısıyla birlikte yoksul bir yaşamları varmış. Ali Baba eşeği ile birlikte ormana gider buradan odunları toplar, bu odunları şehre giderek satar bu şekilde para kazanır ve geçimini sağlarmış. Yine günlerden bir gün odun toplamak için ormana gitmiş.



آردینی اوخو/Ardını oxu

BÖLÜM : Nağıl,

Kibritçi Kız Masalı

+0 BƏYƏN

Kibritçi Kız Masalı

Hans Christian Andersen

Çok soğuk kış gecelerinden biri ve yılbaşı gecesi. Dışarıda hava çok sert. Sanki bir damdan bir dama kedi atlarken havada donup kalacak. Soğuk hava insanın iliklerine kadar işliyor. İşte böyle bir soğuk havada ve karanlıkta, üzerinde montu, başında beresi, elinde eldiveni, ayağında botu  olan insanlar bile üşürken. Elbisesi yırtık ve yamalı, başı açık, ayağında hiçbir şey olmayan, sarı saçlı küçük bir kız çocuğu gecenin karanlığında küçük küçük adımlarla yalın ayak yürüyor.



آردینی اوخو/Ardını oxu

BÖLÜM : Hekayə,

Kaşağı

+0 BƏYƏN

 Kaşağı

Ömer Seyfeddin 

Kardeşimle ahırın avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında görünmeyen derenin hüzünlü şırıltısını işitirdik. Evimiz iç çitin büyük kestane ağaçları arkasında kaybolmuş gibiydi. Annem, İstanbul’a gittiği için benden bir yaş küçük olan kardeşim Hasan’la artık Dadaruh’un yanından hiç ayrılmıyorduk. Bu, babamın seyisi, yaşlı bir adamdı. Sabahleyin erkenden ahıra koşuyorduk. En sevdiğimiz şey atlardı. Dadaruh’la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, ne doyulmaz bir zevkti. Hasan korkar, yalnız binemezdi. Dadaruh onu kendi önüne alırdı. Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri kaldırmak eğlenceli bir oyundan daha çok hoşumuza gidiyordu. Hele tımar. Bu en zevkli şeydi. Dadaruh eline kaşağıyı alıp işe başladı mı, tıkı… tık… tıkı… tık… tıpkı bir saat gibi… Yerimde duramaz,

— Ben de yapacağım! diye tuttururdum.



آردینی اوخو/Ardını oxu

BÖLÜM : Hekayə,

KÖSE HİKAYESİ

+0 BƏYƏN

ERZURUM MASALLARI 

KÖSE HİKAYESİ

Bir varmış, bir yokmuş. Pasinler tarafında bir kövde bir köse ailesi yaşarmış. Köse'nin bir oğli varmış. Oğlan Anasının yahasını tutmuş ki "Babama de beni eversin" Anası da erine "Hal bele İken bele. oğlan evlanmah istir." diyir. Buni diyende gocası diyir ; "Mademki evlanmah. Isdır. Götürsün sehere öküzi satsın parasını getirsin, onun parasıyınan başını bagliyah," Gari gidir, gocasının söylediklerini oğluna annadir; "Baban dedi ki sabahtan öküzi sehere götürsün satsın, parasını getirsin oni everim" Buni diyende oğlan sevünir. sabahı dar edir." Öküzü ahurdan cihardır, öğüne gatir, şehrin yoluni dutir. Şehirde de yeddi tene menşur yüz köse varmış. Bu köseler şehrin dışarısındaki yollara dagılir. yollardan gelip geçenleri gandırır, mallarını yoh fiyetten alirlarmış. Oğlanın babasının adı Hasan İmiş. Hasan da çoh menşur bir köseyimiş. Oğlan seherin yoluni yari edende garşısına İki köse çıhır. Bunlar bahirlar ki oğlan birez sevoya benzir. "Bele nereye gidirsen" deyirler.

Ökizi satmiya götürirem

Ne istirsen, biz alah

"On panknot verin" diyende, kösenin biri diyir ki: "Ey hoş fiyeti de ey amma bu öküzün bir gusuri var."

"Neymiş gusuri hele diyin bahim". Köse diyir ki: "Bu öküzün boynuzları coh sivri. Alan adam alaf verende başıni bir sallasa adamın gözüni çıkardır. sufatını dağıdır.



آردینی اوخو/Ardını oxu

کل اوغلان ناغیل‌لاری؛ قورخولوق - چیزگی فیلم

+0 BƏYƏN


Çizgi Film

Keloğlan masalları

korkuluk


چیزگی فیلم

کل اوغلان ناغیل‌لاری

قورخولوق


Yüklə/یوکله




BÖLÜM : Çizgi Film,

Su Anasi

+0 BƏYƏN


Abdullah Tukay

Su Anasi


(Köylü çocuğunun diliyle)

Bir bahar günü. Hava sıcak, suda yüzüyordum;
Su sıçratarak, oynayarak, dalıp başımla suyu yararak.
Bir buçuk saat kaldıktan sonra,
Artık bir müddet terlemem diye düşündüm.
Koşup çıktım sudan, çabuk çabuk üzerimi giyindim.
Korkuyordum bilmem neden, yoktu yanımda arkadaşım.
Gideyim derken, ilişti gözüm iskeleye;
Baktım ki, korkunç, yaşlı bir kadın oturuyor kıyıda.
Güneşte parlıyor, elindeki altın tarak;
Oturuyordu, tarakla dağılan saçlarını tarayarak.



آردینی اوخو/Ardını oxu

BÖLÜM : Nağıl, Şeir,

Çizmeli kedi

+0 BƏYƏN


Çizmeli kedi

Charles Perrault

Bir zamanlar, üç oğlu olan bir değirmenci varmış. Değirmenci ölünce büyük oğluna değirmen, ortanca oğluna eşek, küçük oğluna da kedi miras kalmış. Küçük oğlu bu duruma çok üzülmüş.

“Kedi ne işine yarar ki insanın?” diye yakınmış. “Pişirip yiyemezsin bile.” Kedi bunu duymuş ve hemen cevap vermiş. “Kötü bir mirasa sahip olmadığınızı göreceksiniz efendim. Bana boş bir çuval ve bir çift de çizme verirseniz, neye yarayacağımı görürsünüz.”

Şaşkınlıktan ağzı bir karış açık kalan çocuk, kedinin istediklerini yapmış. Kedi çizmeleri giyince ayna karşısına geçmiş ve kendini pek beğenmiş. Sonra kilerden taze bir marulla güzel bir havuç seçip ormanın yolunu tutmuş. Ormanda çuvalın ağzını açmış, marulla havucu çuvalın içine yerleştirip bir ağacın arkasına saklanmış. Çok geçmeden taze sebzelerin kokusunu alan küçük bir tavşan çuvalın yanına gelmiş, zıplayıp içine atlamış. Kedi saklandığı yerden çıkıp çuvalın ağzını sıkı sıkı bağlamış.



آردینی اوخو/Ardını oxu

BÖLÜM : Hekayə, Nağıl,

KIRIM TATAR ÇOCUK EDEBİYATI

+0 BƏYƏN

 KIRIM TATAR ÇOCUK EDEBİYATI


KIRIM MÜHENDİSLİK VE PEDAGOJİ 
ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ
KIRIM TATAR BÖLÜM ÖĞRETMENİ
SABİNA HALİLOVA

Kırımtatar, çocuk edebiyatının çok önemli unsurlarından biri, çocuklarımızın dillerini öğrenmeleri ve sahip çıkmaları . Bunu yetişkinler devamlı evlerde ana dillerini konuşarak sağlamaları çok önemlidir.

Dil, bir toplumun düşünce yapısının, kültürünün, tarihinin, eğilimlerinin ,zevk ve ıstırap ve hüzünlerinin aynısıdır. Kültür ise hayatın kalıbıdır. .Dil sosyal mirastır. Nesilden nesile aktarılır. Sosyal guruplar ilişkilerini dil ile kurarlar. Tüm toplumlar “Biz” veya kendilerine güven şuuruna kendi anadilleri ile ulaşırlar. Bu yüzden ana dilin devam etmesi için eğitim esastır. Kırımtatar edebiyatını incelerken, öğretirken çocuklarımıza çok iyi öğretmemiz gerekmektedir.

Dil, Bir milletin varlığı, şuuru demektir. Dil kültür, inanç , tarih,anlayış, kavrayış ,oluş demektir. Dilcan demektir. .Devletin varlığı demektir. Kırgız yazar “ Cengiz Aytmatov” un mankurtlaşma hikayesini hatırlamakta fayda vardır: “ Cengiz Aytmatov” ( Gün olur, asra bedel ) romanında tam da bizim konumuzu anlatmaktadır. Hikayenin kahramanı kolaman ( Colaman ) ,beynindeki dil alanının boşalmasıyla, hafızası yok edilen biridir. Hafızası yok edilen adam, efendisine tam bir itaat eden köle ( Mankurt ) olur. Kendisini merak ederek,arayan öz annesini öldürür. Bu hikaye dil’in çok önemli olduğunun açıklamasıdır . İnsanlarımızı yabancı dil kullanma ihtirası ve cazibesi sarmıştır.



آردینی اوخو/Ardını oxu

BÖLÜM : Ədəbiyyat,

Kırgız Çocuk Edebiyatı

+0 BƏYƏN

Kırgız Çocuk Edebiyatı

M. Tulegabılov

Kırgız çocuk edebiyatı Sovyet iktidarı dönemi yıllarında doğmuştur. Ana kaynağı folklordur. Büyük ozan Togolok Moldo sözlü halk nazmının en iyilerini çocuklar için seçerek çocuk edebiyatına yeni bir sosyal içerik vermiştir. “Turna ve Tilki”, “Kurt ve Tilki”, “Bıldırcının Tilkiyi Aldatması” vd. masalların süjeleri üzerinde gerçekçi yapıda eserler yaratmıştır. T. Moldo’nun masalları, Kırgızistan çocuk edebiyatı janrının temelini oluşturur. T. Moldo çocuk edebiyatındaki mizah janrının hamisidir (“Telibay”, “Kemçontoy”, “Hayaller”, “Yer ve Onun Çocukları”). “Büyük Ayı”, “Bozdoğan, “Buzağım” vd. şiirleri, 3-5 yaş çocuklarına hitap etmektedir. Yirmili yıllarda folklorik konuları hikâye eden A. Tokombayev’in “Kurmanbek”, “Yetim” adlı poemleri, K. Bayalinov’un “Tilki ve Köstebek”, “Kırlangıç ve Yılan” adlı hikâyeleridir. Bu hikâyelerde kompozisyonun orijinal kuruluşu, kendine has peyzaj taslaklarıyla belirginlik kazanır.



آردینی اوخو/Ardını oxu

BÖLÜM : Ədəbiyyat,

TOHUM

+0 BƏYƏN


TOHUM

Bir zamanlar, Uzak Doğuda, artık yaşlandığını ve yerine geçecek birini seçmesi gerektiğini düşünen bir imparator varmış. Yardımcılarından ya da çocuklarından birini seçmek yerine; Kendi yerine geçecek kişiyi değişik bir yolla seçmeye karar vermiş. 

 Bir gün, ülkesindeki Yetenekli ve akilli tüm gençleri çağırmış "Artik tahttan inip yeni bir imparator seçme vakti geldi. Sizlerden birini seçmeye karar verdim." Demiş. Gençler şaşırmışlar, ancak o sürdürmüş. "Bugün hepinize birer tohum vereceğim. 
 
Bir tek tohum... 

 



آردینی اوخو/Ardını oxu

BÖLÜM : Hekayə,